Hidrolik

Hidrolik Dünyası

Hidrolik Dünyası

Hidrolik Dünyası olarak siz değerli müşterilerimize bakım, tamir, imalat ve hırdavat alanında uygun fiyatlarla hizmet sunuyoruz. Fiyat teklifleri hakkında bilgi almak için arayın ya da mail atın görüşelim.

  • HİDROLİK
  • Neden Hidrolik?
  • Hidrolik Sistemlerin Dezavantajları
  • Hidroliğin Kullanım Alanları
  • Hidrolik Teorisi
  • Hidrolik Akışkanlar
  • Basınçlı Akışkanı Oluşturmak
  • Kavitasyon
  • Hidrolik Devre Elamanları
  • Hidrolik Devrelerde Kullanılan Bazı Elemanların Devre Sembolleri
  • Basit Bir Devre Elemanı

Hidrolik Dünyası

Hidrolik Dünyası, Hidrolik kelimesi yunanca da su anlamına gelen Hydro kelimesinden gelmektedir. Günümüzde hidrolik deyince sıvılar yardımıyla hareket ve kuvvetlerin üretimi, kumandası anlaşılmaktadır. Buradan hareketle hidroliğin tanımı; sıkıştırılamaz özellikteki akışkanların kullanıldığı, akışkan basıncının, debisinin ve yönünün kontrol edilebildiği ve elde edilen bu enerji ile doğrusal, dairesel ve açısal hareketlerin üretildiği sistemlere Hidrolik sistemler denir.

Basınçlandırılmış akışkanın, mekanik özelliklerini, davranışlarını, kuvvet iletiminde kullanılmasını, akışkanın hareket ve kontrolünü inceleyen bilime hidrolik ya da pnömatik denir. Hidrolikte enerji iletimini yağ ve su gibi daha yoğun akışkanlar gerçekleştirirken pnömatikte kullanılan akışkan cinsi havadır.

Hidroliğin insanlık tarihinde kullanılması da tıpkı pnömatik gibi milattan öncelere rastlamıştır. Antik Yunan, Mısır, Çin ve daha birçok medeniyette sulama ve suyu taşımada basit hidrolik kanunları kullanılmıştır. Hidrolik alanındaki bilimsel çalışmalar ise Galileo ile başlamış; Toriçelli ile devam etmiş en son olarak 17. Yüzyılda Pascal ile hidrostatik teorisi tamamlanmıştır. Sonrasında Isaac Newton akış direnci ve viskozite gibi tanımları hidrolik teorisine eklemiştir. Akma, enerji ve güç üretme, sıkıştırılamama gibi özelliklerinin bulunması sıvıların, hidrolik enerji üretmekte kaynak olarak kullanılmasını sağlanmıştır.

Genel tanım olarak; kuvvet ve hareket üretmek ve bu kuvveti iletmek için sıvı akışkan kullanma işine hidrolik denir.

Neden Hidrolik, Hidrolik Nedir ?

Hidrolikte, sıvıların sıkıştırılamama özelliğinden dolayı yüksek çalışma basınçları kolayca sağlanırken buna paralel olarak ağır işler için ihtiyaç duyulan büyük kuvvetler de elde edilmiş olur. Pnömatiğin aksine; hidrolik büyük kuvvetlere ihtiyaç duyulan buna rağmen hassas konumlamanın gerektiği uygulamalar için çok idealdir. Böylelikle sistem için belirlenen hız ve kuvvetler de kademesiz ve hassas olarak ayarlanabilir.

Hidrolik sistemlerin çalışma esnasında kontrolleri kolaydır. Doğrusal, dairesel ve açısal hareket üretmek oldukça basittir. Özellikle ters yönlü ani hareketlerin mümkün olabilmesi hidroliğin tercih edilme sebeplerinden biridir.

Hidrolik makinalar; mekanik ve pnömatik makinalara göre titreşimsiz ve gürültüsüz çalışırlar. Bu da işletmedeki ses seviyesinin kontrolünü kolaylaştırır. Ayrıca bu sistemler mekanik elemanlara göre oldukça az yer kaplarlar.

Hidrolik sistemlerde akışkan olarak genelde yağ kullanılması, sistemin kendi kendini sürekli yağlamasını ve sürtünmenin etkilerinin azalmasını sağlar. Yağın sistem içindeki hareketi, ısıtma ve soğutmanın da kendiliğinden gerçekleşmesini sağlar. Bu yüzden kullanılan akışkanın temiz olması şartıyla hidrolikteki devre elemanları daha uzun ömürlüdür.

Hidrolik Sistemlerin Dezavantajları Nedir?

Hidrolik sistemlerde büyük kuvvetler elde edebilmek bir avantaj olsa da kuvveti elde etmek için gerekli olan yüksek basınç; bağlantı elemanlarında kaçak ve sızıntı oluşturması ya da iş güvenliği açısından tehlike arz etmesi nedeniyle bir dezavantaja dönüşür. Kaçak ve sızıntı yapmış yağ aynı zamanda bir kirlilik unsuru oluşturur. Kullanılan yağın ömrünü tamamladığında atık olarak uzaklaştırılması da yönetmeliklerle düzenlenmiş maliyet yaratıcı bir işlemdir. Yağın kirlenmesi sadece çevresel açılardan değil kullanılan devre elemanları açısından da büyük önem taşır. Hidrolik devre elemanları kirliliğe karşı oldukça duyarlıdır. İyi bakım yapılmamış sistemlerde devre elemanları süreklilik gösteremez.

Sıvılar fiziksel özellikleri sebebiyle ısınmaya gazlardan daha yatkındırlar. Hidrolik sistemlerde devrede dolaşan sıvı bir süre sonra yüksek sıcaklıklara ulaşır. Bunun sonucunda yağ kaçakları oluşur, verim düşer hatta ısıya duyarlı devre elemanlarında arızalar meydana gelebilir.

Kullanılan akışkanın sıcaklıkla birlikte yapısının (örneğin viskozite) değişmesi de sistem için olumsuzluk yaratır. Ayrıca, hidrolik sıvıların içlerinde bulunan az miktardaki hava da kavitasyon oluşturmak gibi çok ciddi sorunların ortaya çıkmasını tetikler.

Hidrolik sistemler uzak mesafelere taşınma konusunda yetersizdirler. Çünkü sıvıların sürtünme dirençleri fazladır. Sürtünme sonucu da ısı oluşur; basınç kayıpları artar.

Boruların kesiti ve uzunluğu, boru yüzeyinin pürüzlülüğü, akış hızı ve akışkanın viskozitesi son olarak da kullanılan bağlantı elemanları ve boru büküm sayıları, basınç kaybı oluşturan etkenler arasında yer alırlar.

Hız konusunda da pnömatik sistemlere göre yavaş olan hidrolik sistemlerin devre elemanlarının maliyetlerinin daha yüksek olduğu unutulmamalıdır.

Hidroliğin Avantajları Nelerdir?

  • Küçük hacimli elemanlar ile büyük kuvvetler ve momentler elde edilir ve iletilebilir.
  • Elemanlar uzaktan iyi kumanda edilir. Çoğunlukla elektrik ile
  • Azami yük altında, durağan halden hareketli hale kolay geçirilebilir.
  • Hız, kuvvet ve moment, kademesiz olarak kolay ayarlanabilir.
  • Uygun elemanlar kullanılarak, hareketin yönü çabuk değiştirilebilir.
  • Sistem aşırı yükten kolaylıkla korunabilir.
  • Hareketin kontrolü, çok hassas bir şekilde sağlanır.
  • Gazlar yardımıyla az miktarda enerji depolanır.
  • Sistem kendi kendini yağlar ve soğutur. Uzun ömürlüdür.
  • Titreşimsiz ve düzenli hareket elde edilir.
  • Hidrolik sistem gürültüsüz çalışır.
  • Hidrolik sistemler birkaç noktadan emniyete alınırlar
  • Hidroliğin Dezavantajları
  • Kirli ortam oluştururlar
  • Elemanlar pahalıdır
  • Yüksek basınç nedeniyle tehlike vardır
  • Sistemin ve yağın kirlenmesi problemi vardır
  • Sistem sıcaklığa karşı duyarlıdır

Hidrolik Hangi Alanlarda Kullanılır?

Hidrolik sistemler günümüzde hemen hemen her endüstri dalında kullanılmaktadır. Elektrik ve elektronik uygulamalarının özellikle de kumanda sistemlerinde hidroliğe eşlik etmesi ile basınçlı akışkanı enerji ve iletim elemanı olarak kullanmak oldukça geniş tatbik alanı bulmuştur. Ayrıca hidroliğin hem hareketli hem de sabit sistemlerde rahatça kullanılabilir olması hidroliğe olan talebi arttırmıştır.

Hidrolik, özellikle deniz ve havacılık sektöründe, iş tezgâhlarında, kaldırma makinalarında, enerji üretim alanlarında kullanılmıştır. Örnek vermek gerekirse; uçaklar, takım tezgâhları, presler, enjeksiyon makinaları, test cihazları, sanayi tipi robotlar, otomotiv endüstrisi, kaldırma ve iletme makinaları (forklift vb.), iş makinaları (beton pompaları, greyderler, mobil vinçler, ekskavatörler vb.), tarım makinaları, barajlar, türbinler, nükleer santraller, gemilerin boşaltma ve yükleme birimleri, gemi kontrol sistemleri hidrolik sistemlerle en çok karşılaşılabilecek alanlardır.

Hidroliğin uygulama alanları nedir?

  • Endüstriyel Alanlarda
  • Takım tezgahlarının yapımında
  • Ağır sanayi makinelerinde
  • Pres ve çeşitli kaldırıcılarda
  • Plastik enjeksiyon makinelerinde
  • Demir Çelik ve Madencilikte:
  • Çelik haddehanelerinde
  • Maden ocaklarında
  • Hareketli hidrolik araçlarda
  • Yol, inşaat ve kazı makinelerinde
  • Tarım makinelerinde
  • Taşıtlarda
  • Trenlerde
  • Denizcilik ve Gemicilik Endüstrisinde
  • Limanlarda yükleme ve boşaltma araçlarında
  • Gemilerde dümen kontrolünde
  • Güverte krenlerinde
  • Özel alanlarda
  • Teleskoplarda
  • Kıtalar arası haberleşme uydularında
  • Uçakların dümen ve iniş takımlarında
  • Konveyörlerde taşıma işlerinde
  • Enerji üretiminde
  • Enerji santallerinde
  • Barajlarda
  • Türbinlerde

Hidrolik Teorisi

Basınç; birim yüzeye etki eden kuvvet olarak tanımlanır. Basınç kavramı hidrolik teorisinin temelini oluşturur.
Temel basınç birimleri şu şekilde özetlenebilir;

1 bar = 0.9869 atm = 1.0197 kg/cm2 = 750.06 torr = 101.325 kPa = 1.013 x 105 Pa =
1.013 x 105 N/m2 = 10 m su sütunu

Hidrolik enerji iki dalda incelenmiştir. Birincisi durgun akışkanların mekaniğini inceleyen hidrostatik; ikincisi ise hareketli akışkanların mekaniğini inceleyen hidrodinamiktir. Hidrolik uygulamalarında her iki teoriden de yani akışkanlar mekaniği kavramlarından faydalanılır.

Hidrostatik basınç nedir?

Durgun bir sıvının bulunduğu kabın tabanına yaptığı basınca hidrostatik basınç denir. Sıvı aynı olduğu sürece bu basınç değeri kabın şeklinden ve taban alanındanbağımsızdır.

P1 = P2 = P3 = P
P = p (x) g (x) h
P = Sıvının kap tabanına yaptığı basınç (Pa)
ρ = Sıvı yoğunluğu (kg/m³)
g = Yerçekimi ivmesi (m/s²)
h = Sıvı yüksekliği (m)

Hidrodinamik basınç nedir?

Hidrodinamik basınç Pascal yasası olarak da bilinir. Kapalı bir kapta bulunan sıvıya herhangi bir yüzeyden uygulanan kuvvettin yaratacağı basınç tüm yüzeylere aynı şiddetle iletilir. Yalnız; kabın altındaki sıvının kendi ağırlığı yani hidrostatik basınç ihmal edilir.
Hidrolikte sıvıların sıkıştırılama kabiliyetlerinden dolayı güç iletimi gerçekleşir. Yani küçük bir kuvvet uygun bir şartta büyük bir kuvvete dönüştürülebilir.

Akış Şekilleri

Herhangi bir kesitten birim zamanda geçen akış hacmine debi denir. Hidrodinamiğin temelini oluşturan debi kavramı uygulamada özellikle süreklilik denklemi ile tanımlanmıştır.

Q = A1 x v1 = A2 x v2
Q= Debi (m3/s)
A= Kesit alan (m²)
v= Akışkanın hızı (m/s)

Borunun çapı ve sıvının akış hızına bağlı olarak akış şekli değişir. Akışkan belli bir kritik hızın altında kaldığı sürece düzenli tabakalar halinde hareket eder. Bu tür akış laminer akış olarak adlandırılır. İkinci bir akış tipi ise türbülanslı akıştır. Boru kesitinin küçülmesi ya da boru yüzeyindeki pürüzlülüğün artışı gibi sebeplerden akışkan hızı kritik hızın üstüne çıkar, düzenli tabakaların hareketi bozulur ve düzensiz bir akış meydana gelir. Uzun ömürlü bir sistem oluşturmak için tasarım yapılırken laminer akış tercih edilmeli türbülanslı akıştan kaçınılmalıdır. Kritik hızı belirlemek için ‘Reynolds sayısı’ kullanılır. Reynolds sayısı 2300’den küçükse akış laminer; büyükse akış türbülanslıdır.

Re = v x D / v
Re= Reynolds sayısı
v= Akışkan hızı (cm/s)
D= Borunun iç çapı (cm)
υ= Kinematik viskozite (cm2/s)

Viskozite kısaca akışkanın akmaya karşı gösterdiği dirençtir. Yüksek viskoziteli akışkanlar koyudur yani daha zor akarlar. Düşük viskoziteli akışkanlar incedir ve daha kolay akarlar.

Dinamik ve kinematik viskozite olmak üzere iki çeşittir. Dinamik viskozitenin birimi poise; kinematik viskozitenin birimi ise stoke’dır.

Hidrolik yağların viskozite sınıfları ISO normunda ve DIN 51524 normunda tanımlanmıştır. Viskozite, sıcaklık ve basınçla değişir. Sıcaklık arttıkça viskozite düşer, basınç arttıkça viskozite yükselir.

Hidrolik akışkanlar nedir?

Hidrolikte kullanılan akışkanlar öncelikle basıncı iletme görevini üstlenirler. Bunun dışında sistemi korozyondan koruma, sürtünme kaynaklı problemleri yok etmek için sistem elemanlarının yağlanması, sistemin soğutmasının yapılması, sinyal iletimi ve de aşınma kaynaklı kopan parçaların sistemden uzaklaştırılması gibi işlevlere de sahiptir.

Hidrolik sistemlerde akışkan olarak genelde su, doğal yağlar ve sentetik yağlar kullanılır.

İyi bir hidrolik akışkanın;

Güç iletebilmesi için sıkıştırılabilirlik özelliğinin düşük olması gereklidir.

Uygulama yerine göre viskozitesi iyi seçilmelidir. Çok yüksek viskoziteli akışkanlar hareketi yavaşlatır, basıncı düşürür, aşırı zorlamadan dolayı ısınma gerçekleşir ve verim düşer; düşük viskoziteli akışkanlar ise sızıntı ve kaçak problemi oluşturur ayrıca ince film tabakası elemanları yağlayamaz. Sistem için akışkan seçimi yapılırken özellikle sıcaklık ve basınca göre viskozitenin değişimin az olduğu yağlar tercih edilmelidir.

Yanma ve yaşlanmaya hatta oksitlenmeye karşı direnci yüksek olmalıdır. Özellikle yüksek yanma noktasına sahip yağlar tercih edilmelidir.
Köpüklenmemelidir. Köpüklenme yağın içine hava karışması sonucu oluşur. Köpüklenme yağın kendi özelliklerinden kaynaklanabileceği gibi hatalı tasarım, dış kirleticiler gibi etkenler den de kaynaklanabilir. Sistemde oluşacak köpüklenme; basınç düşümüne, sıcaklık artışın, kavitasyona ve devre elemanlarının aşınmasına sebep olur.

Köpüklenmeden kaçınmak için öncelikle köpüklenmenin kaynağı olan hava girişi engellenmelidir. Hava girişi engellense bile; sistemde farklı boru çapları kullanılmamalı, boruların yüzeyleri düzgün olmalı, ani çap ve kesit daralmalarından ve de bağlantı elemanlarının keskin bükümlerinden kaçınılmalıdır.

Yüksek basınç ve sıcaklık gibi zorlu şartlarda sentetik yağlar yüksek verim sağlar.

Basınçlı akışkanı oluşturmak

Hidrolik sistemlerde akışkanı basınçlandırmak için pompalar kullanılır. Pompa; motordan aldığı mekanik enerjiyi akışkanı depodan emerek sisteme istenen debide basınçlı olarak gönderme işini yerine getirir. Böylelikle akışkan sistemin içinde dolaşarak iş yapar.

Farklı uygulamalar ve farklı sistem tasarımları için çeşitli pompa tipleri vardır. Pompalar, sabit debili ve değişken debili olmak üzere ikiye ayrılabilir.

Dişli pompalar
Paletli pompalar
Paletli pompalar
Pistonlu pompalar

Dişli pompa: Sabit debili sınıfına giren dişli pompalarda adından da anlaşılacağı gibi iki adet dişli bulunur. Bu dişlilerden biri diğerine hareket iletir. Dişlilerin dönüş hareketinde, dişlerin birbirinin boşluğunu terk etmesiyle emme oluşur böylelikle depodan emilen hidrolik akışkan dişlerin arasında sıkıştırılıp basınçlandırılarak sisteme gönderilir. Dişlilerde helisel ya da düz dişli gibi farklı tipler kullanılabilir. Dıştan dişli ve içten dişli olmak üzere iki çeşittir. Dıştan dişli pompalarda birbiri ile ters yönde çalışan iki dişli; içten dişli pompalarda ise birbiriyle aynı yönde dönen iki dişli mevcuttur. İçten dişli pompaların eksantrik tipleri de vardır.

Dıştan dişli pompaların fiyatlarının diğer pompalara göre nispeten uygun olması, bakımlarının kolay olması ve küçük boyutuna rağmen orta basınçlar elde edilmesi oldukça yaygın olarak kullanılmasını sağlamıştır. İçten dişli pompalar ise sessizlikleri sebebiyle tercih edilirler.

Paletli (kanatlı) pompa: Bu tür pompalarda pompa motorundan tahrik alan bir milin üzerine yerleştirilmiş paletler (kanatlar) vardır. Mil ve gövdenin eksenleri ise birbirine göre kaçıktır. Akışkan emilirken mil gövdeden uzaklaşarak akışkanın içeri dolması sağlanır. Akışkan; paletler ve merkezkaç kuvveti sayesinde basma ağzına doğru itilir böylelikle akışkan basınçlandırılır. Sabit ve değişken debili olmak üzere iki çeşidi vardır. Bu tip pompaların vakum yapma özelliği iyidir. Orta basınçlı olsalar da hem düşük hem de yüksek viskoziteli sıvıların basınçlandırılması için de uygundur.

Pistonlu pompa: Bu pompalarda vakum ve basma işlemini gerçekleştirmek için genelde birden fazla piston-silindir düzeneği kullanılır. İleri geri hareketler vasıtasıyla akışkan silindir içine dolar ve çıkışa basılır. Eksenel ve radyal pistonlu olmak üzere iki çeşittir. Eksenel pistonlu pompalar uzun süre çalışmada çok verimlidir ve çok yüksek basınç üretebilirler. Ancak gürültülü çalışırlar ve ebatları da oldukça büyüktür. Radyal pistonlu pompaların da çalışma mantığı paletli pompalar benzer.

Kavitasyon

Ani sıcaklık ve basınç değişimleri sebebiyle hidrolik elemanlarda meydana gelen bölgesel aşınmaya ya da parça kopmasına kavitasyon denir.

Hidrolik akışkan dar bir kesitten geçerken hızı oldukça yükselir, buna rağmen basınç düşer. O kadar düşer ki bu bölgede vakum oluşur.

Vakumla beraber hidrolik akışkanın içindeki hava kabarcıkları ortaya çıkar. Akışkanın geçtiği kesit tekrar arttığında ise hız düşer basınç yükselir ve hava kabarcıkları patlar ve çok yüksek ısılar ortaya çıkar. Kabarcıkların patladığı yerde malzeme aşınmaları gerçekleşir, sıcaklıktan dolayı da kendiliğinden alevlenme oluşabilir.

Kavitasyon, sistemlerde gürültü (fark edilir derecede yüksek olur), titreşim, verim kaybı ve malzeme aşınmaları ile kendini belli eder.

Özellikle ömürlerini oldukça kısalttığından pompalar için çok tehlikeli bir durumdur. Genellikle pompa ve valflerde gözlemlenir.

Kavitasyonun tesisatta önlenmesi için tesisatta kesit daralmalarını önlemek gerekir. Bunun için redüksiyon gibi parçalar olabildiğince az kullanılmalı, keskin dönüşlü boru ve bağlantı parçalarından ya da yüzeyi düzgün olmayan boru ya da hortumlardan kaçınılmalıdır.

Pompalarda ise emiş borusunun dar, çok uzun ya da dirsekli olmamasına, emiş filtresinin tıkanmamasına, emilecek yağın çok soğuk olmamasına, emiş hattı vanasının tam açık olmasına ve son olarak da tankın hava almamasına dikkat edilmelidir.gerçekleştirmiş olur. Aynı zamanda sistemdeki kirlilikler (kopan parçalar, toz, tortu) ve istenmeyen maddeler (su ya da hava) de hidrolik akışkandan ayrıştırılır.

Yağ tankı genellikle iki oda olacak şekilde imal edilir. Bu odalardan biri emmenin yapılacağı emme odası; diğeri ise yağın geri döndüğünde depolanacağı dönüş odasıdır. Bu iki odayı delikli bir plakadan oluşan perde birbirinden ayırır. Devreye herhangi bir kirlilik göndermemek için emme odasının dönüş odasına göre eğimli yapılması tercih edilir.

Tankların üzerinde sisteme basınçlı akışkan göndermek üzere hidrolik pompa bulunur. Pompanın emiş hattına kirlilikleri bertaraf etmek için bir emiş filtresi yerleştirilir. Yağın dönüşünde de aynı filtreleme tekrarlanabilir. Ancak her filtrenin basınç düşürücü bir eleman olduğu unutulmamalıdır.

Tankın üst kısmında, tankı atmosfere açmak üzere bir havalandırma bölgesi olur. Böylelikle akışkan, emme sırasında vakum; dönüş esnasında da basınç yapmaz. Havalandırma kısmında toz kaçışını önlemek amacıyla bir filtre bulunması gereklidir.

Yağın soğuma işleminin düzgün yapılabilmesi için hem yağ seviyesinin tankın üst kısmından biraz aşağıda olması hem de tankın tabanının yer seviyesinden biraz yukarıda olması istenir.

Yağ tankının boyutları sistemin ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir. Küçük bir tank yeterli soğutmayı sağlayamaz. Çok büyük bir tankta da fazladan bir ısıtıcıya ihtiyaç duyulabilir. Genel olarak tank seçilirken, sistemde dolaşan akışkan debisinin 3-5 kat fazlası tercih edilir.

Tankta akışkanın seviyesi ve sıcaklığını gösteren göstergeler bulunur. Bu değerlerin zaman zaman kontrol edilmesi, sızıntı probleminin fark edilmesi ve sıcaklıkla yağın bazı özelliklerinin bozulmasını önlemede fikir verici olacaktır.

Filtreler

Hidrolik sistemlerde birçok arıza kirli yağ yüzünden oluşur. Hidrolik sistemlerin kapalı devreler olduğu için yabancı madde girişinin olamayacağı düşüncesi yanlıştır. Çünkü montaj ya da çalışma esnasında devre elemanlarından kopan parçalar ya da yağ deposunun havalandırma bölümünden içeri giren kirleticiler yüzünden hidrolik akışkanların orijinal halleri bozulur. Bunun için hidrolik devrelerde toz, pislik, metal talaşı, pas gibi katı kirleticileri ve yabancı maddeleri tutmak üzere filtreler kullanılır.

Küçük ve önemsiz görünseler de filtreler hidrolik bir devrenin en önemli koruyucularıdır. Elemanların ömrünü uzatırken sistemin verimli çalışmasını sağlarlar, üstelik bakım onarım masraflarını ve zamanını oldukça azaltan parçalardır.

Filtreler satın alınmadan önce hidrolik devrenin debisi ve en yüksek basınç değeri iyi bilinmeli uygun kapasiteli filtreler alınmalıdır. Montaj şekli, temizlenme ya da değiştirilme şartlarının da göz önüne alınması bakım onarımın planlanması açısından önem arz eder. Filtreler devrede kullanılacağı alana göre çeşitlenmiştir.

Emiş hattı filtreleri: Bu tip filtreler pompanın emişinden önceye yerleştirilir. Maliyetleri düşüktür. Kavitasyon ve vakum problemi yaratmaması için çok küçük gözenekli filtreler tercih edilmez. Yağ deposunun içinde olduğundan erişimleri zor, değiştirilmeleri zahmetlidir. Ancak sisteme gidecek ilk kirlilik bu filtreler sayesinde engellenmiş olur. Zamanla gözenekler tıkanacağından değiştirilmeleri şarttır.

Basınç hattı filtreleri: Devrede korunmak istenen elemanın önünde olacak şekilde yerleştirilir. Filtrasyon özellikleri iyi, gövdeleri basınca dayanıklı, maliyetleri yüksektir. Değişimlerinin yapılacağı zaman tüm sistemin durdurulması gerektiği unutulmamalıdır.

Dönüş hattı filtreleri: Hidrolik devrede kullanıldıktan sonra geri dönen akışkan, beraberinde kirlilikleri de taşır. Kirliliklerin yağ tankına girişini engellemek için de dönüş hattı filtreleri kullanılır. Aynı emiş hattı filtreleri gibi filtre gövdesi ve elemanı hem ucuz hem de kolay temin edilebilirdir. Ancak bu tip filtrelerde çek valf olması gereklidir.

Bypass filtreleri: Bu tip filtreler emiş, basınç ya da dönüş hattında kullanılabilir. Sistem durdurulmadan devredeki filtrenin değiştirilmesi için uygulanırlar. Devrede herhangi bir filtrenin yanına bypass filtresi kullanmanın maddi bir külfet getireceği göz önüne alınmalıdır.

Silindirler

Doğrusal hareket üreterek itme ve çekme hareketini yapan elemana hidrolik silindir denir. Bir silindir kendi içinde; silindir gömleği, piston, piston kolu, sızdırmazlık elemanları ve kapakları ihtiva eder. Silindir gömleği silindirin dış yüzeyidir. Bu elemanın yüzey kalitesinin iyi olması verimli çalışmayı sağlar, iyi yüzeyde sürtünmeler de azaldığı için sisteme metal talaşı kaçmasını engellenir. Piston ve piston kolu ise silindirin hareket eden elemanlarıdır ve birbirlerine bağlıdırlar. Sızdırmazlık elemanları ise hidrolik akışkanın kaçak yapmasını engellerler.

Hidrolik silindirler tıpkı pnömatikteki gibi tek etkili ve çift etkili olmak üzere iki çeşittir ve çalışma prensipleri pnömatik silindirlerle aynıdır.

Valfler

Hidrolik valfler, akışkanın kontrolünü sağlayan, başka bir deyişle akışkanın hızını, basıncını, akış yönünü, debisini ayarlayan devre elemanlarıdır.

Yön denetim valfleri

Akışkanın izlemesi gereken yönü, akışkanın hareketinin doğrultusunu belirleyen valf tipine yön denetim valfi denir. Çalışma prensibi pnömatik yön denetim valflerinin aynısı olmasına rağmen hidrolik sistemlerde ortaya çıkan yüksek basınçtan dolayı hidrolik yön denetim valflerinin gövdeleri basınca dayanıklı üretilirler. Ayrıca bu valflerin görüntüleri daha kaba ve hantaldır. Yine pnömatik yön denetim valfleri gibi sürgülü ve oturmalı tipleri mevcuttur.

Tıpkı pnömatikteki gibi konum ve yol sayısıyla ifade edilirler. Ancak pnömatikten farklı olarak hidrolikte bağlantı yerlerinin (kapıların) gösterimleri farklıdır. Valfler üzerindeki P; basınç hattını, A,B,C: iş hattı ya da çalışma hatlarını, R,S,T: depo dönüş hatlarını, X, Y, Z uyarı (pilot )hattını son olarak da L: sızıntı hattını gösterir.

Basınç kontrol valfleri

Hidrolik devrelerde akışkanın basıncını ayarlayan ya da kontrol eden devre elemanıdır. Sistemlerde oluşabilecek yüksek çalışma basıncından devreyi ya da önüne koyulduğu elemanı korurlar. Bu tip valflerde kumanda şekline (mekanik, pnömatik, elektrik vb.) göre aldığı sinyalle, kısma kesitinin aralığını ayarlayarak basınç kontrolü gerçekleştirilir.

İşlevlerine göre birkaç çeşide ayrılırlar:

Emniyet valfi: Sistem basıncı belli bir değere ayarlanır. Eğer bu değerin üstüne çıkılırsa emniyet valfi açılır ve hidrolik akışkanı tanka göndererek basınç ayarını gerçekleştirir.
Boşaltma valfi: Sıkma ya da bağlama gibi işler yapan silindirlerde kullanılan boşaltma valflerinde gelen sinyalle beraber hidrolik akışkan tanka gönderilir.
Basınç sıralama valfi: Birkaç hidrolik devreden oluşan sistemlerde gecikmeli ya da zamanlı çalışmayı sağlar. Normalde kapalı olan bu valf, ayarlanan basınç değerine gelindiğinde açılarak diğer devrenin çalışmasına izin verir.
Basınç düşürme valfi: Hidrolik devrede, sistemden farklı bir basınçta çalışan elemanların basıncını ayarlamak için kullanılır; yani bölgesel basınç düşümü yapılabilir.

Akış kontrol valfleri

Akış kontrol valfleri ile hidrolik sistemde silindire ya da hidrolik motora giden akışkanın debi miktarının ayarlanması sağlanır; bu sayede de silindirin hızı ya da hidrolik motorun devri düşürülebilir.

Sabit ya da ayarlanabilir akış kontrol valflerinde, çalışma mantığı hidrolik akışkanın geçiş kesitinin küçültülmesi üzerine kuruludur. Kesit ayarı yapılamıyorsa sabit akış kontrol valfi; kesit ayarı yapılabiliyorsa ayarlanabilir akış valfi adını alır. Bunun dışında çek valfler de akış kontrol valflerinden sayılmalıdır. Çek valflerde akışkanın tek yönlü akışı sağlanır. Yani; akışkan bir yöne doğru hareket eder ancak geri dönmek istediğinde valfin içindeki bilya ya da oturma elemanı yolu kapatarak akışkanın geçişine izin vermez. Çek valflerinde sabit ve kesit ayarlamalı olan tipleri mevcuttur.

Hidrolik Dünyası olarak siz değerli müşterilerimize bakım, tamir, imalat ve hırdavat alanında uygun fiyatlarla hizmet sunuyoruz. Fiyat teklifleri hakkında bilgi almak için arayın ya da mail atın görüşelim. Hidrolik Dünyası iyi çalışmalar diler.

Hidrolik Dünyası ► Kaynaklar
1. Özcan F., Işıl Ş., Kırcı A., Pnömatik Akışkan Gücü, Mert Eğitim Yayınları, İstanbul 1986
2. Merkle D., Schrader B., Thomes M., Hidrolik Temel Seviye TP 501, Festo Didactic, Esslingen 1991
3. Barker A., The Pneumatic Handbook, Elsevier Science, December, 1997
4. Hidrolik Devreleri Projelendirme, MEGEP, Ankara, 2005
5. Pnömatik Devreli İş Makinelerinin Bakım ve Onarımı, MEGEP, Ankara, 2006
6. Hidrolik Sistemler, MEGEP, Ankara, 2005
7. Festo Eğitim Dokümanı (Hidrolik ve Pnömatik Sunumları)

.

Toplam Puan - 70%
Ortalama - 30%

50%

Kullanıcı oyu: 4.78 ( 2 Oy)
Daha Fazla Göster

Hidrolik Dünyası

Kombi Teknik Ariza Bakım Hizmeti 05314280500 / 02169900044 tuzla, pendik, gebze, sultanbeyli , sancaktepe , kartal , istanbul Kombi Petek Temizleme

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Buda Dikkatinizi Çekebilir

Kapat
Kapat